Eğitim
Giriş Tarihi : 27-09-2021 17:09   Güncelleme : 27-09-2021 17:09

“Her ödev için ayrı zaman ayrılmalı, konular arasında molalar verilmeli”

Kırıkkale Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) danışmanlarından Bahadır Han Temur, kaleme aldığı yazısında, her çocuğun belli bir kapasitesinin olduğunu ve bu kapsamda her çocuktan ders çalışırken, ödev yaparken, soru çözerken aynı performansı beklemenin de yanlış bir tutum olduğunu hatırlattı

“Her ödev için ayrı zaman ayrılmalı, konular arasında molalar verilmeli”

Kırıkkale Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) danışmanlarından Bahadır Han Temur, kaleme aldığı yazısında, her çocuğun belli bir kapasitesinin olduğunu ve bu kapsamda her çocuktan ders çalışırken, ödev yaparken, soru çözerken aynı performansı beklemenin de yanlış bir tutum olduğunu hatırlattı.

Temur, eğitimde odaklananın da büyük önem taşıdığına dikkat  çekerek, “Odaklanma, çocuğun bütün dikkatini tek bir konu üzerinde topladığı ve beynini öğrenmeye hazır bir konuma getirerek algılama düzeyinin en yüksek noktaya ulaştığı andır.” dedi.

Dikkat dağıtacak unsurların eğitimi olumsuz yönde etkilediğini belirten Temur, yazısında, “Odaklanma, çocuğun tüm dikkat ve enerjisini tek bir noktaya yönlendirmesi ve çevresinde onun dikkatini dağıtacak diğer şeylere bakmadan, yönlendiği noktaya kilitlenmesidir. Odaklanma, çocuğun belli bir işi (öğrenme, ödev yapma, spor yapma) yaparken onun o işe yönelimini sağlayan ve dikkatinin farklı düşünce ve eylemlerle dağılmasını engelleyen bir tür güdülemedir. Odaklanma aynı zamanda çocuğun sahip olduğu potansiyeli keşfettiği andır.

Eğitim hayatında odaklanma, bilginin kalıcı bir şekilde edinilmesi bakımından önem arz etmektedir. Çocuğun odaklanması sağlanmadan yapılan eğitim-öğretim çalışmaları çocuk için o dersin anlaşılmaz, öğrenilmez ve hatırlanmaz olmasına yol açmaktadır. Bu durumdan dolayı, eğitimde hayat boyu başarı için çocuğun derse ve içeriğine odaklanılması; başka bir deyişle bütün aklını o konuya vermesi sağlanmalıdır. 

Odaklanmanın sağlanması açısından çocuğun belirli bir konuda yoğunlaşmasına engel olan iç ve dış etkenleri zihninden çıkarmak oldukça önemlidir. Zira çocuk ile temel hedef arasına giren ve dikkati dağıtan düşünce olaylar, odaklanmayı engelleyerek çocuğun odaklanma kapasitesini olumsuz yönde etkilemektedir. 

Odaklanmayan veya odaklanma sorunu yaşayan çocuk, genellikle önemli olan detayları kaçırma ve yeni bilgileri belleğinde tutamama gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Çocuğun bilgiyi edinebilmesi ve eğitimde başarılı olabilmesi için kaynak konumundaki öğretmen ve derse odaklanmalı ve öğrenme süreci boyunca odaklanma durumunu devam ettirmelidir.

Bu kapsamda çocuk ilk olarak derse ve konusuna odaklanmalıdır. Derse ve konusunda odaklanmanın gerçekleşmesi için ise motivasyon oldukça önemlidir. Çocuğu ödeve karşı motive etmek için okul, ders ve ödev onun için anlamlı ve önemli olmalı, ödev yapacağı konu merak uyandırmalı ve bu ödevin dersi öğrenmesi açısından ona yararlı olacağına inanmalıdır. Bu üç etken başarılırsa çocuğun bir ödeve odaklanması önündeki olası engeller de yok olacaktır. Ancak çocuk bu ödevin kendisi açısından önemini bilmiyorsa veya onu meşgul eden ve onun için ödevden daha önemli iç veya dış bir etken varsa, ödeve odaklanmada zorlanabilmektedir. 

Odaklanmanın gerçekleşebilmesi için öncelikli faktörlerden ilki, çocukta istek oluşmasıdır. Bir şeye odaklanmanın sağlanması için çocuğun onu içtenlikle istemesi gerekmektedir. İsteksiz bir biçimde yapılan faaliyetlerde odaklanmanın sağlanması oldukça zordur. Aktif bir isteğin olması ile odaklanma kolaylıkla sağlanabilmektedir. Ödev yaparken çocuğun istekli olması, onun ödeve odaklanmasının da ön koşuludur. 

Ödevde odaklanmanın gerçekleşmesinde bir başka aşama ise çocuğun kendisini gözlemleyebilme ve analiz edebilme yetisidir.

Birden çok ödevi olması durumunda çocuk farklı konuları tek seferde bitirmeye çalışacak, bu durum ise ödevden sıkılmasına ve odaklanamamasına neden olacaktır. Bu durumda çocuk her bir ödev için ayrı zaman ayırmalı, bir konu bittikten sonra diğerine geçmeli ve her konu sonunda beynini dinlendirmek için kısa molalar vermelidir. 

Ödeve odaklanma konusunda yapılması gereken bir başka unsur ise çocuğun zaman planlaması yapmasıdır. Zamanını olabildiğince detaylı bir biçimde planlaması, çocuğun hangi konuyu ne zaman çalışacağına, hangi ödevi ne zaman yapacağını bilmesine ve zihnini bu duruma göre düzenlemesini sağlar. Böylelikle çocuk bilişsel olarak odaklanma gücünü elde edebilir. 

Ödev yaparken ödevlerini önem sırasında göre bir liste haline getirmek, çocuğun odaklanmasına yardımcı olan bir başka unsurdur. Herkesin aklında tutma kapasitelerinin aynı olması doğal olarak beklenemez bir durumdur. Çocuğun yapacağı konuları listeler haline getirerek, kendisine bir çizelge oluşturması hem verimliliğini artıracak; hem de zaman düzenlemesi alışkanlığı edinmesine katkıda bulunacaktır. 

Gerekli, her türlü odaklanma için ilk olarak bir amacın belirlenmesi önem arz etmektedir.

Çocuğun birden çok amaç belirlemesi yerine, tek seferde bir amaca yönelmesi, başka bir deyişle birden çok amaç yerine kesin bir amacın belirlenmesi her zaman daha olumlu sonuçların deneyimlenmesine zemin hazırlayacaktır. Nitekim “odaklanmanın bilinçli bir şekilde belli bir amaca doğru yöneltilmesi, bilinçliliğin ve bilinçaltının ulaşılmak istenen amaca yönelik duyarlılığını maksimum düzeye çıkaracaktır. 

Odaklanmada bir diğer konu ise çocuğun motive edilmesidir. Motivasyonun oluşumuna katkıda bulunacak ve çocukta motivasyonu artıracak olan durum belirlenmeli ve ilk olarak o durum sağlanmalıdır. Odaklanma becerisini bir üst kademeye taşımak ve bu beceriyi geliştirmek için yapılan ödevlerin çocuğa çekici gelmesi sağlanmalıdır. Nitekim çocuğun ilgisini çeken ödevler, onun daha istekli ve verimli bir şekilde odaklanmasını sağlayacaktır. Bu durumdan dolayı ödevleri karşısında olumlu bir tutum, odaklanma yetisini ileri düzeye taşıyacaktır. Çocuğun yaptığı her ödevi istekli bir biçimde yapması, bu nedenle oldukça önemlidir. Eğer çocuk, ödevi bir yük olarak algılıyorsa, o ödev gerçekten bir yük halini alır ve odaklanmada başarılı olma şansı da düşüş gösterir.

Uykunun yeteri kadar alınamaması, beyin fonksiyonlarının daha iyi biçimde çalışmasına, problem çözme, karşılaştırma yapma yetilerinin kullanılmasına engel olmaktadır. Tam olarak alınamayan bir uyku, yeni bilgiler edinilmesine ve ödevlere odaklanılmasını engelleyen bir durumdur. Gereken uyku düzeyi bireyden bireye farklılık gösterse de, çocuklar için ideal uyku düzeyi 10-11 saattir.” 

Temur, çocukların ödevlerine odaklanmasında velilerin katkısının büyük önem taşıdığını, bu amaçla ödevleri veliler değil de çocukları için uygun ortam oluşturularak ödevlerin çocuklar tarafından yapması gerektiğini sözlerine ekledi.

.